12 Ağustos 2019 Pazartesi

Sıkışmakta Olan Zamanda Akmakta Olan Toprağa Ağıt

Kavaklar sarıyordu geceyi
Ve uzuyordu bir direnişin çürük kökleri
Balçığa batmış gece lambalarına
Şimdi bir savaşın askerleri sanan kendini
Kendini kavganın ortasında sanan çocuklar vardı
Vardı sarıldığı her yaprağın titreyişini kendi nefesine yoran
Ve yorulan her zerresiyle
Balçığa saplanmış lambalara sarılmakta olan kökler için
Direnen kavaklar mıydı yüzyıllar mı
Ağlayan o isimsiz kadın vardı
Yoksa akmayan kanın teri miydi çarpan asfalta
Her hikâyenin bir kahramanı
Yahut mehdisi
Her sözün bir anlamı
Her mücadelenin bir ereği
Velev ki yarının gittiği bir yer
Ya da yaranın
Ve kanayan eller
Gözler
Bilekler
Ve kana kan dişe diş değil de
Ne idüğü belirsiz failler
Dünyasından sesleniyordu cılız kükremeler
Dolu vurmasaydı meyve verir miydi
Suçlu dolu muydu mehdi mi
Bir akarsu vardı belki balçığı var eden
Nefesler vardı gözü kara alnı ak elleri kirli
Ne bir asker ne bir işçi
Kavak yapraklarının ve sokak lambası
Ve ufalanmış bir kaya parçası
Ve ayakkabının altına yapışmış bir sakızın hemen yanında
Yerle yüzü arasına sıkışmış sigara izmaritleri
Nefesliler, kesin şu şarkıyı bitsin artık
Düşünemiyor insan yarınları
Kendi nefesi başka bir yerden akınca
Ve geçmişin sedası kendi ciğerinde yankılanınca
Düşmüyor yakasından cam kırıkları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Noel Hakkında Bazı Mülahazalar